Bilişsel Davranışçı Terapi | Ego | Psikiyatri ve Psikoterapi
Yükleniyor...

Bilişsel Davranışçı Terapi

Her sekiz kişiden birisinin yaşamlarının herhangi bir döneminde tedavi gerektirebilecek depresyon geçireceği ileri sürülmektedir. Depresyon bireyin sosyal fonksiyonlarının azalmasına, hastalanmasına ve hatta ölümüne neden olabilir. Bununla birlikte, doğru ve zamanında müdahalelerle depresyon birçok kişide tedavi edilebilir.  Depresyon tedavisinde hedef, olabilindiğince çabuk depresyonun şiddetini azaltmaktır. Depresyonu tedavi amaçlı yapılan birçok girişim/terapi vardır. Bilişsel grup terapisi, bireysel bilişsel terapi, farmakoterapi (ilaç tedavisi), depresyonla başa çıkma kursu, bireysel psikoterapi ve bilgisayar destekli terapi (Terapötik öğrenme programı) bunlardan en çok bilinenleridir. Bunların dışında depresyon tedavisinde kullanılan birkaç terapi daha olmakla birlikte, tüm bu tedavi girişimleri ana hatlarıyla psikoterapi ve farmakoterapi başlığı altında toplanabilir. Konuya ilişkin kaynaklar ve uzmanlar depresyon tedavisinde psikoterapinin tek başına yeterli olmayacağını belirtmektedirler. Depresyon tedavisinde ya yalnızca farmakoterapi ya da farmakoterapi ve psikoterapinin birlikte kullanılması önerilmektedir.

Psikoterapinin bir türü olan bilişsel davranışsal terapi (BDT)hastaların hastalıklarını yönetebilme becerisi kazanmalarını sağlayan nonfarmakolojik (farmakolojik olmayan, ilaç dışı) bir tedavi girişimidir. Depresyon tedavisinde kullanılan bireysel ya da grup terapilerinde en sık kullanılan psikoterapi bilişsel davranışsal terapidir ve BDT’lerin aralarında nüansları olan birçok türü vardır. BDT’ler bu konuda eğitim alarak uzmanlaşmış hemşireler tarafından yapılabilir. Bilişsel davranışçı terapilerin hafif ve şiddetli depresyon vakalarında etkililiğini değerlendirmek üzere yapılan ve birinci derecede kanıt sağlayan bir sistematik değerlendirme çalışmasında konuya ilişkin araştırma sonuçları gözden geçirilmiştir. Bu özet, böyle bir değerlendirmeyi yapan çalışmadaki bilişsel davranışsal terapilerin bireysel veya grup kullanımlarındaki etkililiğine ilişkin sonuçları özetlemektedir. Bu konuya ilişkin ayrıntılı bilgiyi ve terapilerde neler yapıldığına ilişkin bilgileri  Best practice dergisinin 1999 yılı 3.cildi 2. sayısında ve :http://www.joannabriggs.edu.au/best_practice/bp7.sitesinde  bulabilirsiniz.

 Erişkin bireylerde depresyonun tedavisi için non-farmakolojik yöntemlerin etkililiği birçok çalışmada karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmalarda yapılan terapinin etkin olup olmadığı; ya kişinin kendisi tarafından doldurulan ve depresyonu değerlendiren Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ya da hastanın bir uzman tarafından gözlenerek değerlendirildiği Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeğiyle ölçülmüştür. Yapılan terapi girişimlerinin etkililiği bu ölçüm araçlarından alınan ortalama skorlara/puanlara göre değerlendirilmiştir.

Bu değerlendirme çalışmasından alınan sonuçlara göre yapılan öneriler şöyle özetlenebilir; Depresyon tedavisinde farmakoterapi ilk ve en önemli adımdır. Konuya ilişkin uzmanlar ve rehber kitaplar/yayınlar, kronik, şiddetli depresyon vakalarında psikoterapinin tek başına kullanılmaması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Bu vakalarda,  klinisyenlere ya farmakoterapi ve psikoterapi kombinasyonlu bir girişim ya da yalnızda farmakoterapi kullanmaları önerilmektedir. İkinci dereceden kanıt sağlayan randomize kontrollü deneysel bir çalışmanın sonuçlarına dayanarak; Beck Depresyon Ölçeğinden ortalama 30 puan alan hafif/ılımlı depresyon vakalarında, bireysel olarak yapılan bilişsel davranışsal terapinin bu grup hastalar için verilen trisiklik antidepresan ilaçlardan daha etkili olduğu saptanmıştır. Hafif ve şiddetli depresyon vakalarında tıbbi tedaviyle birlikte bilişsel davranışsal terapilerin bireysel ya da grup olarak yapılmasına hastayı izleyen klinisyenin önerileri dikkate alınarak başlanmalıdır. Hafif ve şiddetli depresyon vakalarında bilişsel grup terapisini desteklemek amacıyla bilgisayar destekli terapi kullanılabilir. İlaç tedavisi (farmakoterapiyi) almayı reddeden hafif ve şiddetli depresyon vakalarında bireysel olarak yapılan bilişsel davranışsal terapi etkili olabilir. Bilişsel grup terapisi ilaç tedavisinin yerine değil, ancak ilaç tedavisini desteklemek amacıyla kullanılabilir.

Yukarda verilen sonuçlar erişkin depresyon hastaları için geçerlidir. Adölesan hastalarda hafif depresyonlarda ( Beck Depresyon Ölçeğinden 14’ün üzerinde puan alanlarda) bireysel ya da grupla yapılan bilişsel davranışsal terapiler kullanılabilir. Beck Depresyon ölçeğinden 20’nin üzerinde puan alan ve şiddetli depresyon olarak değerlendirilen adölesanlarda bireysel ya da grupla yapılan bilişsel davranışsal terapilerin etkililiğini belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerekir.

Modern toplum, teknoloji ve kentleşme bireyi yeni güçlük ve psikolojik sorunlarla karşılaştırdı. Artık birey yaşamındaki her şeyi; işini, yaşayacağı yeri, birlikte yaşayacağı insanları hatta cinsiyetini bile seçebilme durumuna geldi. Bir önceki nesille aradaki fark her on yılda daha da artıyor. Genç insanlar ana- babalarından çok daha fazla şeyi, çok daha çabuk yaşıyor belki tüketiyor, ama kararlı bir kimlik ya da kişilik oluşturmaları çok daha uzun zaman alıyor. Bireylerin önünde açılan bu sonsuz çeşitlilik, ilişki sorunları ve kimlik sorunlarını da beraberinde getiriyor. Birey, yaşamına giren yeni insanların nasıl davranacağını kestiremediği gibi, kendisinin de kimliği, nereye ait olduğu konusunda emin değil. Bireyselleşme kalabalıklar içinde yalnızlığa, iletişim olanaklarının çokluğuna ve çeşitliliğine rağmen güçlüğüne yol açıyor. İlişkiler çoğu kez nerede yanlış yapıldığını anlamadan, üzerinde çalışılmadan bitiveriyor.

Günümüzde yaşanan psikolojik sorunların ve ilişki problemlerinin çözümüne yönelik grup terapisi, bireysel terapiye alternatif bir yoldur. Grup terapisi, bireysel terapi gibi insanların yaşamlarındaki sorunlarla başa çıkma becerilerini geliştirip, yaşam kalitelerini yükseltmeyi amaçlar. Kişilerin düşünce, duygu ve davranışlarını daha iyi anlamalarını ve çevreleri ile daha sağlıklı ilişki kurmalarını sağlar. Bu anlamda yalnızlık duygusunun, depresyonun ve anksiyetenin (kaygı ve endişelerin) ve daha birçok psikolojik sorunun tedavisi için iyi bir yöntemdir.